15 Ağustos 2018

UX Alive İstanbul Etkinliği Kısa Özet

Geçtiğimiz Çarşamba günü Wyndham Grand Levent‘de gerçekleşen UX Alive İstanbul etkinliği beklentimin çok üzerindeydi. Gitmeye karar verirken fiyatından dolayı tereddütlerim olmuştu ancak konuşmacılar (Facebook hariç) gerçekten çok kaliteliydi.

UX-Alive-2015

Açılış konuşmasından sonra ilk olarak sahneye “Designing for delight” sunumuyla Simple and usable kitabının yazarı Giles Colborne çıktı. İnsan duygularının kullanıcı deneyimiyle ilişkisinden bahsetti. Giles Colborne bize bir ördek yavrusunu kabın içerisine koyup kapattıktan sonra kaynar suya atıp dakikalarca bekleyen bir videoyu izletti. Kabı kaynar suda izlerken tedirgin olan seyirci videodaki dış sese içinden adeta “Yeter artık çıkar şu ördeği kaptan!” der gibi bakıyorlardı. En sonunda kabı kaynar sudan çıkarıp açtılar ve ördek çok sağlıklı bir şekilde hareket ediyordu.

giles-colborne

Reklam, kabın hiçbir şekilde ısı geçirmediğini izleyenlere tedirginlik yaratarak anlatmıştı ve bu duygu sayesinde insanlar o markayı nerede görürlerse görsünler ısı geçirmediğini hatırlatacaktı. Özetle Giles Colborne bize tatmin, keyif, stres ve endişe duygularının insanlarda kalıcı izler bıraktığından bahsetmişti.

 

Elaine-Brechin-Montgomery

Ardından sahneye Facebook’un Londra’daki reklam tasarım takımının başında olan Elaine Brechin Montgomery çıktı. “The business behind the business” sunumuyla Facebook’taki reklam anlayışını, şirketlerle yaptıkları çalışmaları anlattı. Etkinliğin en vasat sunumuydu. UX adına hiçbir şey anlatmadığından detayına inmeyeceğim.

Ardından sahneye “Seamless Experiences in the mobile age” sunumuyla Uber’den Jambu Palaniappan geldi.

 

Uber-Jambu-Palaniappan

Sunum Uber’in hayatına nasıl başladığı, nasıl büyüdüğü ve nasıl sorunlara çözüm aradığıyla alakalıydı. Jambu Palaniappan, Uber’in bulunduğu ülkelere özel lokalizasyon çalışmaları yaptığı ve kullanıcı deneyimi konusunda lokal deneyimler üzerine gittiğinden bahsetti. Örneğin 144 şehirde faaliyet gösteren ice cream araçlarından bahsetti. Kullanıcılara belirli bir ücret karşılığında dondurma aracı çağırma deneyimini sunan Uber bu uygulamayla birlikte gelecekte kargo hizmeti sinyallerini de vermiş oldu detaylı bilgi.
Jambu-Palaniappan-uber
Fotoğrafta gördüğünüz sayfa ise Uber’in ilk kurulduğunda çıkan ana sayfası. İlk kurulduklarında belli bir süre Ubercab ismiyle faaliyet vermişler.
uberPOOL-uber-pool

UberPOOL hizmetine de değinen Jambu Palaniappan, bu hizmetten bahsederken aynı sizdeki dolmuş gibi diyerek gönülleri fethetti:) UberPOOL hizmeti belirli bir rota çizip bu rotadaki kişileri toplayarak yolculuğunuza devam etmenizi sağlıyor. Bu hizmet sayesinde trafiğin çok yoğun olduğu şehirlere çözüm getireceklerini düşünüyorlarmış. Detaylı bilgi

..ve etkinliğin en iddialı sunumlarından “Designing” ile karşınızda Medium.com‘un baş tasarımcısı Dustin Senos!

 

Medium-Dustin-Senos

Dustin Senos uzun içeriklerin artık okunmadığına dair olan fikirleri Medium.com’dan örnekler ve istatistikler vererek çürütmeye çalıştı. Medium.com’da okuyuculara çok sade bir tasarımla (Logo, header vb. olmadan) sadece içerik odaklı bir sayfa sundukları için insanların uzun içerikleri sonuna kadar okuyabildiklerini belirten Dustin Senos yazarlar için de yaptıkları arayüzün sadece 2 kutucuktan oluştuğundan bahsetti. Bu kutulardan biri başlık diğeri ise içeriği girdikleri alandı. Yazarlara font seçimi, bold, italik gibi seçimleri bile çok sonraları verdiklerini ve bu sayede insanların sadece yazmaya odaklandığını anlattı.

Daha sonra sahneye Baymard Institute‘un kurucusu Christian Holst çıktı. Yine etkinliğin en iyi sunumlarından biriydi. Özellikle de E-ticaretle ilgili olması ilgimi çekmiş olabilir:)

 

christian-holst

E-ticaret sistemlerindeki checkout adımlarını inceleyen Christian Holst maddeler halinde süreçlerde yapılan kullanıcı deneyimi iyileştirmelerinden bahsetti.

  • Ziyaretçi olarak sipariş verebilme. Geciktirilmiş hesap açma süreci olarak da adlandırılan bu özellik kullanıcılara kayıt olmadan sipariş verebilme kolaylığı getiriyor.
  • Checkout sürecinde çıkacak hata mesajlarının çok basit bir dille herkesin anlayacağı şekilde yazılması gerektiğini belirten Christian Holst, hata mesajlarının form doldurulurken, aksiyon butonuna basılmadan kullanıcılara gösterilmesinin tepki süresini kısaltacağına ve hızlı aksiyon almalarını sağlayacağına değindi.
  • Filtre sayfalarında ürünle ilgili özelleştirilmiş seçenekler olmasının kullanıcıların daha hızlı seçim yapmasını sağladğından bahseden Christian Holst örneğin bisiklet bakılan bir arama sayfasında filtre kısmında ağırlık seçeneğinin olması gerekir dedi.
  • Tavsiye modülü. Ürün alan kullanıcılara benzer ürünler sunmanın kararsız kullanıcılara yardımcı olacağından bahsetti.
  • Yan ürün sunma. Herhangi bir ürün alan kullanıcıya o ürünle ilgili alternatif yan ürün sunma özelliği. Diğer bir adıyla çapraz satış uygulamasından bahsetti.
  • Arama sayfalarında ürünlerin yanında bu aramada neden çıktığıyla ilgili ufak bilgiler içermesi. Yani kısaca “kamera” diye arattığınızda çıkan bir sonucun altında ufacık “yüz tanıma sistemi olduğundan bu kamerayı gösteriyorum” gibi bir bilgi verilmesi. Dünyada çok az da kullanılsa bana çok mantıklı geldi.
  • Fotoğrafından kaç adet geleceği anlaşılmayan ürünler olduğundan dolayı satın alırken birim olarak gösterme. Birim fiyat, adet gibi.

Sonra sahneye Simple’ın Ux Departman Direktörü olarak görev yapan Toby Sterrett çıktı.

toby-sterrett

Simple‘ı bizim ülkemizdeki Enpara’nın daha gelişmişi olarak düşünebilirsiniz. Kişisel bankacılık deneyimini online olarak sunuyor. Toby Sterrett’ın en ilgimi çeken özelliği Çevre Mühendisliği mezunu olup daha sonra tasarımla uğraşıp şimdi de UX departman direktörü olmasıydı. Sanırım biraz kendimi gördüm. Jeoloji mühendisliği – Tasarım – Frontend developer diye gidiyorum ben de:)

Beklenen an geldi ve sahnede Smashing Magazine kurucusu Vitaly Friedman!

 

vitaly-friedman-smashing-magazine

Vitaly Friedman bize tasarım süreçlerinden bahsetti. Bizim ülkemize çok ters olan bir sistemden Atomic Design‘dan bahsetti.

 

atomic-design-atomik-dizayn

Kısaca atomik dizayndan bahsedecek olursak. Bu metodoloji ilk önce sayfayı değil en küçük modülleri tasarlayıp bunların birleşiminden de sayfalar tasarlamak üzerine kurulu. Yani tüme varım yöntemini kullanmakta. İlk olarak atomları yani input, label, button gibi elementleri oluşturmanız gerekiyor.

 

atom

Daha sonra molekülleri yani arama kutusu gibi elementleri oluşturmalısınız.

 

molekül

Daha sonra da organizmayı yani header, footer gibi elemanları oluşturmalısınız.

 

organizma

Organizmaları oluşturduktan sonra templateleri oluşturabilirsiniz.

 

template

Son olarak da sayfaları giydirerek atomik dizaynı bitirmiş oluyoruz.

 

sayfa

Evet son olarak katıldığım ve bana yeni bir bakış açısı kazandıran etkinliğin en başarılı sunumuna geliyorum.

Twofour54‘un dijital ayağının yöneticisi Mehmet Doğan‘ın “Kullanıcı deneyimine friksiyon eklemek” adlı sunumu hakkında özet geçeceğim. Mehmet Doğan bulunduğumuz zaman dilimindeki her şeyin artık hızlandırılmış ve sürtünmesiz kullanıcı deneyimi sunduğundan bahsetti. O kadar sürtünmesiz (friksiyonsuz) deneyimlerle karşı karşıyayız ki bindiğimiz asansörün kapı kapatma düğmesinden tutun da mesajlarımızda “ok” yerine “k” yazacak kadar hızlı ve öfkeli yaşıyoruz. Tahmin ediyorum ki birçok kişiye garip gelecek müşteri deneyimini yavaşlatmak ve friksiyon eklemek ama friksiyon, UX pratiği içinde önemli bir araç. Hepimiz internetin bize söz verdiği o “hızlı ve sürtünmesiz” deneyimi istiyoruz fakat göz ardı ettiğimiz bir gerçek var, o da: friksiyonun müşteri davranışlarına anlam kattığı; hatta yalnızca anlam katmakla da kalmayıp, ürünümüze kredibilite verdiği; müşterilerimizin belirli bir işleme odaklanmasına yardımcı olduğu; ve müşterilerimizin doğru seçenekleri seçmesine yardımcı olduğu gerçeği.

 

tentürdiyot-nasıl-temizlenir-310x165

 

“Benim yaşıtlarım hatırlar! Küçüklüğünüzde, dışarda oynarken düşüp, bir yerinizi incittiğinizde, başınıza gelecekleri biliyordunuz. Anneniz sizi, düşmenin acısını yarı yolda bırakacak tentürdiyotlu pamukile kovalardı. O iğrenç tentürdiyot kokusu hala burnumdadır.

1960lı yılların sonuna doğru, Johnson & Johnson şirketi, işte bu eziyeti bitirecek, harika bir antiseptik krem üretmek için kolları sıvadı. Johnson & Johnson çalışanları yepyeni bir ürün yaratmakla kalmayıp, çok daha ötesine gittiler.

Bu yeni ürün acıtmıyordu. Yakma yok, acı yok, evde kovalamaca yok. Bulunduğu kategoriyi ezip geçecek bir üründü. Johnson & Johnson da bunu bildiği için, ürünü pazara gönderip, arkalarına yaslanıp, gelecek paraları saymak için beklemeye başladılar. Bu yeni krem, piyasaya çıkar çıkmaz, kategorisinde satış rekorları kırdı. Tüketicinin tepkisi olumluydu. Fakat bir müddet sonra satışlar durdu. Ürünü bir kez alanlar, bir daha satın almıyordu. Johnson & Johnson, nedenini anlayamadığı bu tüketici davranışını bir müddet uzaktan seyretti ve sonra, sorunun cevabını tüketici araştırması yaparak bulmaya karar verdi. Tüketicinin bu ürünü ikinci kez almamasının bir nedeni olmalıydı? Ortaya çıkan sonuç çok ilginçti. İnsan doğası içinde bulunan bir tuhaflığı keşfetti Johnson & Johnson: No Pain, No Gain! Eğer insanlar iyileşme süreci içinde -az da olsa, herhangi bir acı hissetmiyorsa, iyileştiklerine ya da başka bir deyişle, o ilacın işe yaradığına inanmıyorlardı.

Johnson & Johnson, öğrendiği bu bilgiyle, fabrikasına geri dönüp, en kolay, en hızlı, en sürtünmesiz, en pürüzsüz, en kadifemsi, hiçbir hız tümseği olmayan bir ürün yaratan mühendislerine, müşterileri biraz da olsa acı hissetsin diye, krem içine bir miktar alkol koymalarını söyledi. Mühendisler, yüzlerinde büyük bir şaşkınlık ile krem içine alkol koyup, ürünü piyasaya yeniden lanse ettiler. Satışlar arttı.

Bilerek eklenmiş bir pürüz olan “acı” ile, Johnson & Johnson’nın yeni antiseptik kremi, piyasa içinde kredibilite kazandı.”

coinstar

“Coinstar, müşteri algısına ve kredibilite kazanmak için deneyim içine hız tümseği ekleme konusunda güzel örneklerden biri. Coinstar, kumbaranızdaki bozuk paraları çok hızlı bir şekilde sayabilen bir otomatik satış makinesi. Bozuk paralarınızı makineye atıyorsunuz, makine bunları anında sayıyor ve size, hediye çeki, bağış ya da parayı, PayPal hesabınıza transfer etmek gibi seçenekler sunuyor.

Coinstar’ın üzerinde yıllarca çalışılmış bir özelliği var. Ne kadar bozuk paranız olursa olsun, makineye attığınızda, Coinstar, size sonucu neredeyse anındagösterebiliyor… ve sorun da burada başlıyor aslında.

Coinstar makinesi, Amerikan tüketicisi ile tanıştığında, insanlar bu makineye güvenmiyorlardı. Nedeni ise, tüketiciler, hiçbir makinenin, bu kadar hızlı ve doğru bir şekilde paralarını sayabileceğine inanmıyordu. Tüketiciler, bu makinenin onları aldattığına inanıyordu.

Tüketici algısı ve güvenilirlik sorunlarıyla karşı karşıya kalan Coinstar ekibi, müşteri deneyimini değiştirmeye karar verdiler. Buldukları yöntem gayet basitti. Coinstar, aynı hızla parayı saymaya devam etti ama sonuçları müşteriye, gecikme ile göstermeye başladı. Bunun yanı sıra, makineye, daha önceden kayıt edilmiş bir ses de eklediler. Makinenin hoparlörlerden çıkan bu ses, müşteri parasını makineye koyduğunda, sanki makine bu parayı tek tek sayıyormuş algısını yaratıyordu müşterilerde.

Coinstar, müşteri deneyimi sürecine eklediği bu hız tümseği ile hem müşterinin bu makine hakkında daha önceden sahip olduğu algıyı değiştirmiş, hem de müşterinin makineden beklediği “gereken çaba” algısını değiştirip, markaya başarılı olması için gereken kredibiliteyi elde etti.”

Örnekler ve sunumun devamı için tıklayın

 

Özetle etkinlik beklentimin üzerinde çıktı. Userspots bence gayet iyi bir iş başardı. Ayrıca etkinliğin gerçekleştiği Wyndham Grand Levent otelin de yemekleri başta olmak üzere salonları, havalandırması ve hizmeti oldukça başarılıydı. Parasını sonuna kadar hakeden bir etkinlik oldu. Umarım ülkemizde bu tarz etkinlikler daha sık olur.

Hoşçakalın..

Bir Frontendci

Frontendci.com, sektörde çalışan ve gelecekte bu sektörde çalışmak isteyen tüm frontend geliştiriciler için türkçe html, css ve javascript eğitim, anlatım kaynaklarını derlemek amacıyla kurulmuştur. Türkçe eğitim videoları, anlatımlar, makaleler ve sunumların toplandığı bir mecradır.

Tüm içerikleri göster

Yorum yap

Bir Cevap Yazın